000 01981cam a2200313 i 4500
001 200466695
003 TR-AnTOB
005 20251229155056.0
007 ta
008 251226s1973 tu 000 f tur u
040 _aATILIM
_btur
_erda
_cATILIM
_dTR-AnTOB
041 0 _atur
050 1 4 _aPL248.U64
_bS29 1973
090 _aPL248.U64
_bS29 1973
100 1 _aUlunay, Refî Cevad,
_d1890-1968
_eauthor
_9123580
245 1 0 _aSayılı fırtınalar /
_cRefi' Cevat Ulunay
_b
246 _aEski İstanbul kabadayıları
250 _aDördüncü basılış.
264 1 _aİstanbul :
_bBolayır Yayınevi,
_c1973.
300 _a464 pages;
_c20 cm
336 _atext
_btxt
_2rdacontent
337 _aunmediated
_bn
_2rdamedia
338 _avolume
_bnc
_2rdacarrier
505 _aEski İstanbul kabadayılığı - Direklerarası cinayeti - Hayganoş - Racon - Fırtına başlıyor - Kadırgalı kör Emin Bey - Hakkı ile Arap Hüsam - Mehterhane vakaları - İstanbul tulumbacılığı - Sarraf Niyazi Bey - Semai kahveleri - Mehterhaneye dönüş.
520 _a"Takvimlerde nasıl kırlangıç fırtınası ayandon fırtınası çaylak fırtınası gibi sayılı fırtınalar varsa İstanbul'da da o devirde üç sınıf sayılı fırtına vardı: Külhanbeyler Tulumbacı kabadayıları Efendi kabadayılar. Külhanbeyler makbul sayılmazdı. Hatta kabadayılar birini küçültmek isterlerse: "Külhanbey" derlerdi. Bunlar başlarına sıfır kalıp siyah fes giyerler sırtlarına altından sakız kuşağı görünen camadanvari yelek yarda ayrıldım biçiminde yakası büzmeli siyah gömlek bacakları bol paşalı pantolon ayaklarına da arkası basık yumurta ökçeli kundura giyerlerdi. Tulumbacı kabadayılarının bütün kabadayılık tezahüratı tulumbacılık sahasına münhasırdı onlar kendi alemleinde yaşarlardı. -- Arka kapak.
650 7 _aTürk edebiyatı
_vAnılar
_2etuturkob
_9149955
942 _2lcc
_cBK
999 _c200466695
_d84907