000 04546cam a2200361 i 4500
001 200465764
003 TR-AnTOB
005 20251014154536.0
007 ta
008 231108s2023 tu $r17001 $$$$ 07tur0tur u
020 _a9786258385540
_c
040 _aMEDENİYETÜNV
_beng
_erda
_cMEDENİYETÜNV
_dTR-AnTOB
041 0 _atur
044 _ctu
050 1 4 _aJC571
_b.A836 2023
090 0 0 _aJC571
_b.A836 2023
100 1 _aAtasayan Orçun, Müzeyyen Gözde,
_d1987-
_eauthor
_9150337
245 1 0 _aSosyal hakların yargısallaştırılması /
_cDr. Öğr. Üyesi M. Gözde Atasayan.
264 1 _aİstanbul :
_bAristo Yayınevi,
_c2023.
300 _aviii, 598 pages ;
_c22 cm
336 _atext
_btxt
_2rdacontent
337 _aunmediated
_bn
_2rdamedia
338 _avolume
_bnc
_2rdacarrier
490 0 _aDoktora tezi serisi
500 _aNeden “yeniden” sosyal haklar? Sosyal haklar nasıl yeniden gündeme geldi ve bu “yoksul”, “ikinci sınıf” olarak görülen haklar nasıl ve neden bu kadar önem kazandı? Neden aslında şimdi tam da sosyal hak kavramını ve yeni bir anlayışı derinlemesine analiz etmeye küresel dünyamızın ve hepimizin bu kadar ihtiyacı var?
_x
_x 21. yüzyıl ile birlikte, küreselleşme olgusu tüm dünyada oldukça hızlı ve köklü dönüşümlere yol açmış; üretim ve düşünce biçimleri değişmiştir. Postmodernizm, gelişen teknoloji, yeni ve esnek üretim biçimleri bütün bu değişim ve dönüşümün temel yapı taşları olarak karşımıza çıkmaktadır.
_x
_x Bu değişim rüzgarları ekonomi ve hukuk sistemlerine de yansımıştır. Ne yazık ki, sosyal haklar, bu süreçte en çok ihmal edilen, ikincilleştirilen, hatta yok sayılan hak kategorizasyonu içerisinde yer almıştır. “Ekonomik gelişme” uğruna insani kalkınma göz ardı edilmiş; kayıt dışı ve esnek, güvencesiz çalışma ile birlikte gittikçe artan yoksulluk ve işsizlik, eşitliğin salt şekli bir boyuta da indirgenmesi ile de birlikte, sosyal dışlanma ve çok boyutlu insan hakkı ihlallerine de sebep olmuştur.
_x
_x Küreselleşme olgusunun insan hakları ayağı bağlamında ise, sosyal hakların yaşama geçirilmesi adına gittikçe artan uluslararası yardım ve işbirliği ile “küresel sosyal haklar” anlayışına duyulan ihtiyaç ortaya çıkmış, insan haklarının bütünselliği ilkesinin ve ekonomide, sosyal politikalarda ihmal edilen “insani kalkınma” kavramının önem kazanması söz konusu olmuştur. Yine küreselleşme dalgası ve sosyo-ekonomik yapıda meydana gelen değişiklik ile beliren “yeni yoksulluk” ve “sosyal dışlanma” kavramları, bu kavramlara yönelik yeni hak taleplerini ve yeni bir “sosyal devlet” ve “sosyal haklar” anlayışı tartışmalarını gündeme getirmiş; sosyal hakların ulusal ve uluslararası korunması, geliştirilmesi ayrı bir önem kazanmıştır.
_x
_x Özellikle de derin sosyo-ekonomik uçurumların bulunduğu, gelişmekte olan Türkiye gibi toplumlarda eşitlik ilkesi doğrultusunda sosyal içerme amacına hizmet eden “hak” temelli bir sosyal devlet ve sosyal haklar anlayışının yakalanması yaşamsaldır. 2014 yılında 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği Soma faciası, yine yakın zamanda meydana gelen Bartın’daki maden faciası, hemen her gün gazetelerde çıkan tersane işçilerinin ölüm haberleri, kot kumlama işçilerinin maruz kaldığı silikozis hastalığı, çevre alanında yürütülen mücadeleler, Covid-19 pandemisi ve onunla beraber yaşanan derin ekonomik kriz de sosyal hakların önemini, hakların bölünmezliğini ve sosyal haklar olmadan medeni ve siyasi hakların da yaşama geçirilemeyeceğini ortaya koymaktadır.
_x
_x Bütün bu olumsuz tablo içerisinde, insanı “araçsallaştırılmaktan” çıkaracak, insan onuruna yakışır bir yaşam standardını güvence altına alacak olan sosyal haklara şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
_x
_x Sosyal hakların gerçekleştirilebilmesi için yargısallaştırılabilmesi gerekmektedir. Elbette yargı tek başına bu hakların yaşama geçirilmesini sağlayacak tek yol değildir, ancak sosyal hakların gerçekten “hak” niteliğinde görülebilmeleri açısından “vazgeçilmez” bir yoldur.
504 _aBIBINDX
650 7 _aSosyal haklar
_2etuturkob
_933189
650 7 _aKüreselleşme
_96921
650 0 _aSosyal adalet
_914349
650 0 _aMedeni haklar
_922152
942 _2lcc
_cBK
999 _c200465764
_d83976