000 03266nam a2200361uu 4500
650 0 _939581
_aConstitutional law
650 0 _9115094
_aDemocracy
999 _c200426743
_d44667
003 TR-IsYBT
005 20190322123600.0
008 160803r2015Eylütu tur
020 _a9786053994091
040 _aTR-AnTOB
_beng
_cTR-AnTOB
_dTR-AnTOB
_erda
041 _atur
050 _aJF51 .
_bA5 2015
090 _aJF51 .
_bA5 2015
100 _aÖzbudun, Ergun
_eaut
245 1 _aAnayasalcılık ve demokrasi /
_cErgun Özbudun.
250 _a1st edition.
264 _aİstanbul:
_bİstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları,
_c2015.
300 _a144 pages ;
_c23 cm
336 _atext
_2rdacontent
337 _aunmediated
_2rdamedia
338 _avolume
_2rdacarrier
490 0 _aİstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları; 520.
_aHukuk; 24.
504 _aIncludes bibliographical references (133-141 p.) and index.
520 _aAnayasalcılık ile demokrasi, günümüzde en çok tartışılan, aralarındaki ilişkiler bakımından çağdaş demokrasilerde teorik ve felsefi düzeyde gerilimlere yol açabilen kavramlardır. Ancak bu gerilimlere rağmen anayasal demokrasiler, tarih boyunca bu iki kavramı bağdaştıracak mekanizmaları geliştirmiş, çoğunluk iktidarını sınırlamış, bireyi devlete karşı koruyan sistemleri oluşturabilmiştir. Elbette ki, bunların başında temel bir fikir olan kuvvetler ayrılığı gelmektedir. Bu ilke zaman içinde farklı anlamlar kazanmış olsa da, korumuş olduğu öz; yargı organının siyasal organlar karşısında süregelen bağımsızlığıdır. Türkiye’de anayasa hukukunun öndegelen isimlerinden olan Prof. Dr. Ergun Özbudun, Anayasalcılık ve Demokrasi adlı bu eserinde, iki kavram arasındaki gerilimin tarihsel kökenini temel alarak, karşıt ilkelerin dengelenebileceğini, bunların da toplumların gelişimi ile bağdaştırılabileceğini ele alıyor. Özbudun, yaşadığımız toplumda da sürekli tartışılan, hele günümüz Türkiye’sinin siyasal yaşamında adeta değişmez gündem maddesi olan konuyu incelerken, ülkemizin hâlâ anayasalcılık ile demokrasi arasındaki makul ve ölçülü dengeyi sağlayacak mekanizmaları oluşturamamış olduğu sonucuna varıyor. Gerçekten, Türkiye’de yakın zamanlara kadar anayasalcılık ve onun getirdiği yasal araçlar; uzun yıllar askerî ve bürokratik yapılara, seçilmişlerin iktidar organlarının hareketini sınırlama hakkı gibi görülmüş, aynı zamanda, geçmişte yaşanan askeri darbelerin gerekçesi olarak ta gösterilebilmiştir. Özbudun’a göre, bugün iki ilke arasında gidip, gelen sarkacın ucu diğer yöne, anayasal denge ve mekanizmaların görmezlikten gelindiği ve zayıflatıldığı tarafa doğru bilinçli olarak çevrilmiş bulunmaktadır. Oysa sağlıklı ve sürdürülebilir, çağdaş bir demokratik rejim ancak bu iki temel unsurun makul ve ölçülü dengesinden geçmelidir. Yazarın bu özlü çalışması, demokrasi içinde gelişecek vatandaşlık ve anayasa bilincine önemli bir katkı sunmaktadır.
650 0 _aDemokrasi.
650 0 _aAnayasa hukuku.
650 0 _aAnayasal düzen.
902 _a0044340
942 _2lcc
_cBK