Gizli öğreti : bilim, din ve felsefenin sentezi /
H. P. Blavatsky ; çeviri Ruya S. Uğurlu.
- Beşinci basım : Temmuz 2019
- 3 volumes <1> : illustrations ; 22 cm
Eserin özgün adı: Secret doctrine : the synthesis of science, religion, and philosophy.
H. P. Blavatsky’nin ‘’Peçesiz İsis’’ten sonra 1888’te yayınlanan, dünyada büyük yankılar uyandırmış diğer bir başyapıtı, iki büyük ciltlik ‘’Secret Doctrine’’ (Gizli Öğreti) ilk cildi ile okuyucusuna sunuluyor. Kadim kitaplar kategorisinde kaynak niteliğindeki bu dev eseri küçük bir kapak yazısına sığdırmak mümkün olmadığı için içeriğindeki belli başlı konulardan birkaç notlar vererek ve eserin derin sözlerinden bazı alıntılar ekleyerek okuyucuyu muhteşem yolculuğuyla baş başa bırakıyoruz: Dzyan Kitabı, Yedi sayısı, 7 sır, 7 gezegen, Yedili Gezegen zincirleri, Mısır’ın ‘’Ölüler Kitabı’’, Büyük Piramit, Kral Odası’nın sırrı, Kedi gözü, Kutsal Geometri, Pi Sayısı, Atlantis, Lemurya, Paskalya Adası Heykelleri, Vedalar, Upanişadlar, Puranalar, Söz ve Ses’in Gücü, Ay Miti, Ateş’in Gizemi, Güneş, Gezegenler, Atom’un Kozmik ve Ezoterik yapısı, Monad, Kuyrukluyıldız, Nebula, Akasa, Ether, Kozmik Elektrik Fohat, Dört Yön ve Gözcüler, Yılan, Ejder ve Ağaç Mitleri, Siyah Kuğu, Karma, Pralaya, Elementlerin Sırrı, Dhyan Chohan’lar, Anima Mundi, Rüyasız Uyku, vs., vs.‘’ Çoğu paha biçilmez inciler, çoğu aklın mücevheri, onun değerini anlayamayan ve döndürüp bize kiralayan bir düşmana verilmektedir.’’ ‘’Ah, benim kalbim, dönüşümlerim için gerekli olan, atalardan gelen kalbim, terazilerin muhafızları önünde kendini benden ayırma, sen benim göğsümün içindeki kişiliğimsin, bedenlerimin üzerinde beni izleyen eşimsin’’ Mısır’ın Ölüler Kitabı. ‘’Alfa ile Omega arasında dikenlerle çevrilmiş o yorucu Yol vardır, önce aşağı doğru iner, sonra tepeye doğru kıvrılır ve mutlak sona gelir.’’ ‘’Melekler bir insan olmayı arzularlar; çünkü kusursuz bir insan, bir insan-tanrı bütün meleklerin üstündedir.’’ ‘’Bütün Sonsuzluk’ta bir parmak genişliğinde bile boş Uzay yoktur!’’ - Ruya S.Uğurlu Helena Petrovna Blavatsky'nin 1888'te yayınlanan iki ciltlik dev eseri Gizli Öğreti'nin birinci cildi ''Kozmik Yaratılış''ı (Kozmogenesis) günümüz okuyucusuyla buluşturduktan sonra, ikinci cilt ''İnsanın Başlangıcı'' 'nın (Antropogenesis) ilk kısmını da okült ve ezoterik başyapıtın devamı olarak bu kitapla modern çağa sunuyoruz. Yine eserden alıntılar yaptığımız aşağıdaki satırlar, Gizli Öğreti'nin Antik zamana ait sırlarla dolu sayfalarına kısa bir göz atış için fikir verici olacaktır: ''Efsaneler tarihten çok daha gerçektir.'' Augustin Thierry. ''Fetus birer birer insan varlığının özelliklerini takınmaya başlar, ölümsüz nefesin ilk titreyişi onun varlığından geçer; o kıpırdar, ve ilahi öz, insanın bir ruh olacağı zamana, fiziksel ölüm anına kadar içinde yaşayacağı bebek bedende yerleşir.'' ''Işığın kendisini tezahür ettirmesini sağlayan ve ona nesnel gerçeklik veren, gölgedir. Bu sebeple gölge, kötü değildir, ancak Işığı ve İyi’yi tamamlayan, gerekli ve kaçınılmaz sonuçtur: O, onun Yeryüzü’ndeki yaratıcısıdır.'' ''Cehalet ölümdür ve sadece bilgi ölümsüzlük verir.'' ''Gelecek keşiflerin listesinde kaç tane daha ‘’hayal ürünü’’ şehirler ve yerler varsa, efsanevi diye nitelendirilen kaç tane kişilik varsa, bir gün tarihsel olacaklardır, onu sadece, astral ışıkta Kader’in hükümlerini okuyabilenler söyleyebilir.'' ’’Göz, aynadır ve aynı zamanda Ruh’un penceresidir,’’ der, popüler akıl. ‘’Dünya’daki her şey, dedi Lord (Ormazd), üst kürelerdeki bir şeyin gölgesidir. Bu parlak nesne, kendisinden daha da parlak olan şeyin gölgesidir ve ışıkların ışığı olan BEN’e ulaşıncaya kadar böyle gider.'' '' 'Saf gerçeğin esrarengiz aynası’ olarak adlandırdı ve St. Gregory Nazienzen, şöyle ifade ederek Hermes’i doğruladı, ‘görünen şeyler, sadece göremediğimiz şeylerin gölgesi ve tasviridir.' '' Çevirmen - Ruya S. Uğurlu Prometehus: “…(kurtardım onları) Kahrolası batıştan Hades’in karanlığına, Korkunç işkencelere katlandım bunun uğruna Acınacak, seyredilecek haldeyim Ben, ölümlülere acıyan! Koro: “Ölümlülere verdiğin büyük nimetti bu... .’’ Prometehus: “Evet, ve bundan başka, onlara ateşi veren bendim, Koro: “Bu kısa hayatlı yaratıkların şimdi alev gözlü ateşi mi var? Prometehus: “Öyle ve onunla tüm ustalıkları öğrenecekler... ’’ Fakat, ustalıklarla ilgili, alınan ateş en büyük belaya dönüşmüştü: hayvani unsur ve onun mülkiyet bilinci periyodik içgüdüyü kronik hayvanilik ve nefse düşkünlüğe dönüştürmüştü. İnsanlığın üzerinde ağır bir cenaze havası gibi asılı duran budur. Böylece özgür irade sorumluluğu ortaya çıkar. “Ruhlarımızın parçası olan şey sonsuzdur,’’ diyor, Thackeray; ve hayatlarımızın şafağında olandan ruhlarımıza daha yakın ne olabilir? O hayatlar sayısızdır, ama bizi bu binlerce varoluş içinde canlandıran ruh özü ya da ruh aynıdır; ve fiziksel beyin, “kitap ve cildi’’, bir yeryüzü hayatı kapsamı içindeki olayları unutsa da, kolektif hatıraların büyük kısmı içimizdeki tanrısal ruhu asla terk edemez. Onun fısıltıları fazla yumuşak olabilir, sözlerinin sesi fiziksel duyularımız tarafından algılanan plandan çok uzak olabilir; ama yine de meydana gelmiş olayların gölgesi, gelmek üzere olanların gölgesi kadar kendi algısal güçlerinin içindedir ve hep onun gözü önünde olacaktır.